Jüpiter Akrep Burcuna Geçerken

Sevgili Jüpiter 10 Ekim’de 1 yıl sürecek Akrep Burcu seyahatine başlıyor, sevgili diyorum çünkü onun ifade ettiklerini çoğunlukla böyle anlıyoruz, ‘BÜYÜK İYİCİL’. Aslına bakarsanız mitolojik hikayeler dikkatli okunduğunda bugün Jüpiter’in abartan, her şeyi şişiren, görünmeyeni görünür hale getiren etkisinin kısa vadeli fırsatlarla, hevesle anlatıldığını ve bunun her zaman iyi olmayabileceğini görürüz. Bizim Jüpiter’e yüklediğimiz anlam böyle bakıldığında biraz sığ kalıyor. Önümüzdeki bir yıl boyunca bu kontrol edilmesi güç enerjiyi haritalarımızda Akrep Burcu’nun bulunduğu evde deneyimleyeceğiz. Ben kendi adıma seviniyorum çünkü benim haritamda sevince dönüşecek bir konumda ve transiti sırasında benim için önemli gezegenlerle açıları olacak.

Gelgelelim Akrep Burcu’na, zodyağın en yanlış anlaşılan burçlarının başında gelir desem sanırım hiçbir astrolog arkadaşım karşı çıkmazdı. Şöyle ki Akrep Burcu bize ölümü, doğumu, her türlü halının altına süpürülmek istenen pisliği, psikolojik olarak kaçmaya ihtiyacımız olan içimizdeki bütün acziyet, hırs, seks gibi dürtüsel yanlarımızı anlatır, bunların hepsinin tartışmasız dönüştürülmeye ihtiyacı vardır, zaman zaman su yüzüne çıkıp bizi korkuturlar, onlarla dans etmeyi öğrenemezsek, Akrep’i gerçekleştirmiş sayılmayız. Sanılanın aksine Akrep Burcu olmayanları veya Akrep’te gezegeni olmayanları da bağlayan bir temadır, tıpkı diğer bütün burçlar ve evlerin de herkesi ilgilendirdiği gibi. İçinizden ‘yyooo o ben çok iyi biriyim hiç öyle kaka yönlerim yok’ diyor olabilirsiniz, fakat bazı kaka kötü insanlar var ve onlar da tamda bizim çevremizdeler nasıl oluyorsa, ve bir şekilde onlarla ilişkide olmak zorunda kalıyoruz, dileyenler bu Akrep Burcu temasını bu kaka kötü insanlar üzerinden de yorumlayabilirler, fakat eğer isterseniz kendi içinize dönerek size ait sizden olan dönüştürülmeye ihtiyacı olan konulara bakmak için güzel bir zaman dilimi kapımızda. Haritanızda Akrep Burcu’nun bulunduğu evinin konularına biraz daha dikkat gösterin.

Akrep Burcu benim en sevdiğim evin tam karşısını yönetiyor. Bizim elimizin en zor erdiği, gözümüzün görmediği iki evden biri. Mars yönetiminde bize öğrettiği tema başkalarıyla olan alıp veremediklerimiz, ölüm, cinsellik, vazgeçeceğimizi, bırakacağımızı bilemediğimiz, alacağımıza sarıldığımız bütünü görmekte zorlandığımız, acziyet ve acıyı çokça deneyimlediğimiz 8. ev. Peki bunca acı, dert, gözyaşı olur da bu sınavı geçene ödül olmaz mı? evet ödülü de çok büyük, bu evin görevlerini yerine getirenler kartalın 2. ömrü gibi bir ikinci döneme girerler, artık akıl başta ve gücümüzü yeniden kazanmış haldeyizdir, önümüzde kimse duramaz artık.

Burada geçiş zamanının haritasını görüyoruz, Jüpiter ASC yöneticisi ve Akrep Burcu’nda 8. evde yer alıyor, fakat açısal olarak yönettiği ASC ye partil üçgen yapıyor. Asteroidlere değinmeksizin bakıldığında Satürn, Ay, Kiron, Venüs- Mars kavuşumunun köşesel evlerden büyük kare yapıyor olması, Uranüs’ ün ikinci eve yerleşmiş olması, Jüpiter’le hala karşıt yapıyor olması gibi neredeyse bütün haritayı yöneticilikler aracılığıyla etkileyecek bir gerilimin olduğunu görüyoruz. Gad 12. eve yerleşmiş, Neptün ve Kiron 1. evden açılanıyor kendimizi ifade etmemizi güçleştiriyorlar. 6. eve yerleşen KAD disiplinli çalışmak gerektiğine, sorumluluklarımızın bilincinde olmaya ve sonra da Aslan gibi sevgiyle parlamaya işaret ediyor. Zaten Jüpiter Akrep burcundan çıkarken KAD’ da Vulcanus’la kavuşacak ve bu ustalığın ve çalışkanlığın hayata geçişini temsil edecek.

Jüpiter’in Akrep Burcu’na geçişine başlamasının uranyen prensipte çıkartılmış haritası aşağıda görülmekte. Bu başlangıç zamanını gösteriyor sadece, bir yıl boyunca 30 derecenin tamamını katederek Akrep Burcu’nu tamamlayacak.

Haritaya bakar bakmaz ilk olarak Jüpiterin Vulcanus’la kavuşacağını görüyoruz, Vulcanus bize ezik olduğumuzu hatırlatmakla kalmaz, dağdan aşağıya gözümüzün yaşına bile bakmadan yuvarlar. Ne çirkinliğimiz, ne şişmanlığımız, ne akılsızlığımız, ne de fukaralığımız kalır gözümüze sokulmadık. Aslında kendisi de pek kolay olmamıştır bu hayatta, mesela en güzel kadının kocası olmakla saygı ve kabul göreceğini, zorlayarak onu çirkin diye istemeyen annesinin sevgisini ve onayını kazanacağını ve sadece çirkin olduğu için atıldığı Olimpos Dağı’na geri kabul edileceğini sanmış bir zat-ı muhteremdir. Ne Afrodit’e sahip olabildi kocası olduğu halde, ne de annesinin koşulsuz sevgisine mazhar olabildi koskoca tanrilar kraliçesi Hera’nın oğluydu oysa o, ben size hikayenin kalanını da anlatayım, ama kendini öyle bir gerçekleştirdi ki yeni nesil amerikan filmleri yanında söylence kalır. 😊 O tanrıların ustası oldu, herkesin yolu yaratmak denilince ona düştü, yeteneklerini öyle geliştirdi ki kimse artık ona bakınca topal, çirkin, Afrodit’ in hep aldattığı hiç saygı duymadığı kocası olduğunu anımsamadı, adeta kendi kendini yeniden doğurdu O. Ona sevgiyle rehberlik eden Apollo nun hakkını yememek lazım burda tabi, zaten Jüpiter’in ikinci durağı da Apollo bizim haritamızda da. Hepimizin yeniden doğurulmaya ihtiyacı yok mu, hepimizin başkalarından gizlemeye çalıştığımız yaralarımız yok mu? özlemlerimiz? Koşulsuz sevilmek hepimizin hakkı değil mi? bunu bize kim verecek? suçlu olanlar bunu yapmakla mükellef kıldığımız insanlar mı? hayır biz kendimiz seveceğiz, kendimizi sevmeliyiz, yapabiliriz bunu.

Zor bir öğrenmeden bahsediyorum çünkü tam bu stresi yaratacak açılanma bu sürecin başında oluşmuş. Sevilmediğimizi hissettiğimiz yetmiyormuş gibi birde bu durumdan kurtulmamak ayrılmamak için ayrılık anksiyetesi yaşamamız, masumiyetimize tam olarak inandığımızdan haksızlığa uğramış hissetmek ve savunmaya geçmek, ve bunları çözmek şöyle dursun daha da dolaştırıp çözümsüz hale sokmak için zeminimiz hazır. Tüm bunlara ilave olarak kalın duvarlar örüp arkasına saklanma ihtiyacımız da var, sorunla yüzleşmek, temas etmek ve çözmeye hazırlanmak için bile bir zamana ihtiyaç duyuyoruz zira gizli saklı olmasa da çok derinlerde gerçek mesele. Şimdi artık tek derdimiz yaralarımızı sarmak değil iade-i itibardır da. Eşit olamama, haksızlığa uğradığımızı düşünmek, intikam alma isteğiyle yanıp tutuşmak ama bakakalmak ve intikam fırsatlarını kaçırdığını sanmak, adeta seyre dalmak içten içe tutuşurken pervasız görünmek. Ve bu sayede geçmisten getirdiğimiz kadersel bir arınmanın tam ortasında kalmak. Artık zamanıdır ve bir sürecin başında bununla yüzleşip kalan zamanı da sorunu çözmek için kullanmak bir tercihtir. Kaçmak da pek mümkün görünmüyor zaten, kaçayım derken daha kötü düğümlenip bu kötü muameleye bizzat sebep olmak, hatta durumu körüklemek mümkün. Kaçamadığımız için kalsak da, şifaya sevgiye ulaşabilmek için bizi inciten şeye bağımlıyız ve onu şifalandırmadan gidebilmemiz de imkansız zaten.

Arınıp yükselmenin tek yolu çalışmak çok çalışmaktan başka bişey değil. Sorumluluklarımızı yerine getirirken, tüm yeteneklerimizi, sabır ve dirayetimizi ortaya koyarak çalışmak zorundayız. Bu çalışma bizi parlatacak, yükseltecek, hatta öyle bir noktaya yükseltecek ki bizi zedeleyen şeyin kalbimize acı veren bir tarafı kalmayacak. Bu duygu bize gerçek özgürlüğün de anahtarını sunacak. Bütün gücümüzle ve yeteneklerimizle itibarımızı kurtarmak için önce geri çekilmeli ve sonra eskiyi yıkmalı ve gelip geçici olanla daimi olanı ayırt etmeliyiz. Yıkılması gereken kalıplar büyük bir gürültüyle yıkılmalı ki geri dönüşü olmasın tıpkı bir tsunaminin yaptığı gibi. Şimdi bu tatsız duyguyu yaratanlarla uğraşmayı bırakın, onlarla kavga etmeyin, öteye bakın ufka doğru sizin kendinizle işiniz bittiğinde başkalarının sizi yüceltmesini istediğiniz yere kendi kendinize yükselmiş olduğunuzu göreceksiniz.

Hararet nardadır, sacda değildir
Keramet baştadır, tacda değildir
Her ne ararsan kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de Hacda değildir

                             Hacı Bektaş Veli

Ülgen KARAARSLAN
ASA, ISAR CAP

Yorum Ekle veya Yorum Oku

Ağustos Ayı Tutulmaları ve Kadersel Etkileri

Ağustos ayında bizleri iki tutulma bekliyor birincisi 7 Ağustos ta gerçekleşecek olan 15 derece Kova’ da ki Ay Tutulması diğeri ise 21 Ağustos ta gerçekleşecek olan 28 derece Aslan’daki Güneş Tutulması. Bu tutulmalar Kova-Aslan aksı tutulmaları gördüğümüz gibi ve Ay Düğümleri aksının Kova/Aslan’ a geçtiğini daha önceki yazılarda zaten konuşmuştuk. Şimdi Kova/Aslan tutulmaları zamanı ve getirdiği dönüşümler de hayatınıza haritalarınızda Kova ve Aslan burçlarının bulunduğu evlerden sirayet edecektir.

Öncelikle Ay tutulmasından bahsetmek daha güzel olacaktır çünkü Ay Tutulmasının çok daha kolektif bir etkisi olduğunu görüyoruz hepimizi etkileyebilecek nitelikte derecelerde gerçekleşiyor. Güneş Tutulmasıyla gelecek olan enerjilerin başlatıcısı niteliğinde. Tüm haritalarda sabit aksların tam göbeğinden etki ettiği için sizin gezegenleriniz olsun olmasın haritayı belkemiğinden yakalayacak güce ve etkiye sahip. Tabi ki eğer sabit burçların (Boğa, Aslan, Akrep, Kova) 15 derecesi ve (+- 2) derece yakınlarına kadar gezegenlere sahipseniz sizin için çok daha hızlı ve görünür olacaktır. Bu ay tutulmasında çocuklarımızla, yaratımlarımızla, özgün üretimlerimizle ilgili inançlarımızdan yakalanıyoruz. Onlarla ilgili bağımlılıklarımızın, kaçışlarımızın, geliştirdiğimiz onların bize ait oldukları sanrısının aslında tamamen bir yanılgıdan ibaret olduğunu, bu hayatta ürettiğimiz yeni denilebilecek bilgilerin dahi insanlığa hizmet etmek adına var olageldiğinin bilincine varmamız zamanı. Şimdi biz bunu en alt düzeyde çocuklarımızla sınanarak yaşayabiliriz. Çocuklarımızın kolektife ait olduğunu onların da yolları, inançları, istekleri ve kaderleri olduğunu fark edeceğiz ve sınırlarımıza çekileceğiz. Daha doğrusu bunu öğrenmeye zorlanacağız. Bunu öğrenmek acı verici, sancılı, olayın tarzına bağlı olarak arbedeli, ya da gözyaşları eşliğinde olabilir. Fakat her nasıl olursa olsun bunu aşabilmemiz için yardım ve destek de hemen yanı başımızda olacak. Aşağıda ay tutulmasının Uranyen teknikle çıkartılmış haritasını görmekteyiz. 

Kendimizi tanımladığımız, gerçekleştirdiğimizi sandığımız değerlerimizden ayrılmak zorunda kalmış, değişim travması yaşarken yeniden beslenememe korkuları, bağımsızlık korkuları yaşarken bulabiliriz. şifanın yardımın desteğin de buradan ama cesaretle bırakmaya karar verdiğimizde geleceğini bilmeliyiz. Bizim doğru dediğimiz doğru bildiğimiz deneyimlediğimiz her şey herkes için doğru değildir ve doğrunun pek çok yüzü vardır, iyi niyetle savunduğumuz bir değer başka birinin (bu kişi çocuğumuz dahi olsa) hayat yolunda güçlüklerden ve uzun yollardan acılardan sonra ortaya çıkacak olabilir. Bu gerçeğin ilahi anlamda hiçte zor açıklanır bir tarafı da yoktur üstelik. Biz bırakmaya zorla acıyla ya da gönüllülükle talip olduğumuzda tam o kaynaktan yeniden başlama enerjisi de doğuyor. Bu tutulmayı tepe çakramızın zorla ya da isteyerek açılması tutulması diye de adlandırabiliriz, ilahi olanı almak için bırakmamız gerekenler olduğunu ruhumuz zaten biliyor bu tutulmayla öğrenme sırası bize geldi. Satürn tepe çakramızla ilişkilidir 9. ev tarafından MC ye yerleşmiş (360 lık haritada, ASC yöneticisi Jüpiter’le sekstil açı ve ağırlama yapıyor) ve Requiem, Lachesis, Vertex, Demeter ve Eros da çevresinde yerleşmişler. Çok daha fazla zarar görmeden farkına varmak, bırakmak huzura ermek ve bütünleyici ve besleyici gerçek aşka kavuşmak.

Öte yandan gök gürültüleri, depremler, seller, yıldırımlar, tsunamileri gösteren Zeus, Jüpiter, Plüton, Neptün, Şiwa, ve Hidalgo da Güneş ve ayla ilişki içinde. Bunu zaten bütün astroloji yorumcuları aylardır yazıyor ve yıllardır depremle yaşamak adına kendimizi eğitmeye çalışıyoruz yeni bir şey değil. Sadece insanlar fazlasıyla gerilmiş oldukları için bu konuda yapılan maksadı aşan yorumlardan bazılarının canı sıkılabilir. Hayatımızda büyük değişimler, bitişler ve başlangıçlar zamanı diyebiliriz bu sürece her türlü ilişkimizde değişim, bitişler ve yeni başlangıçlar yasayabiliriz, kardeşlerimizle olan ilişkilerimizin çok iyiye gittiğini ya da bozulduğunu görebiliriz.

Güneş tutulmasını da kısaca anlatmaya çalışalım, Güneş tutulması 28 derece Aslan Burcunda kuzey düğüm bendinde gerçekleşiyor, Regulus sabit yıldızıyla kavuşumlu ve büyük ölçüde Regulus yıldızının etkisini hissedeceğimiz bir dönemi işaret ediyor. Haritalarında Regulus sabit yıldızı herhangi bir gezegenle kavuşum halinde olanların zaten çok tanıdık oldukları bir enerjiyi yüksek dozda deneyimleyecekleri, bu enerjiyle tanışık olmayanların da hem tanışacakları hem de eğer gereklerini yerine getirebilirlerse yükseltici etkisinden faydalanabilecekleri bir dönem olacak. Regulus sabit yıldızı kraliyet yıldızlarından biridir ve Jüpiter Mars doğasındadır. Çok yükseklere çıkmayı vadetse de mitolojisi gereği kişinin intikam duygusunun yakıcılığından kalbini koruması gerekmektedir. Bu tespiti yapar yapmaz sadece Regulus etkisinden ötürü Güneş tutulması etkisinde olduğumuz dönemde geçmişte bize haksızlık etmiş, canımızı yakmış ve çok zor duruma düşmemize neden olmuş insanlarla hesaplaşma fırsatları elde edeceğimizi söyleyebiliriz, güç bizde olacak. Zaten işin zor kısmı da burada başlıyor, önümüze düşse, bir tekmelik mesafede sürünse bile o kişiye intikam duygusuyla yaklaşmamalıyız, zira bunu yaptığımızda bizim de alaşağı olmamız an meselesidir. Bu yıldızın etkisi haritalarda karşımıza düşmanına bile yardım etmesi gereken insan tipi olarak çıkar. Tamam bu kadarını da yapmanız şart değil, sanırım anlayışla karşılanacaktır 😊 fakat Regulus la sembolize edilen bilginin bize verdiği ders aslında insanoğlunun doğruluk, vicdan, geride bırakma, dünyeviliğe bağlı kalıp yozlaşmamayı öğrenmesi için gereken manevi güçten öte bir şey değildir ve herkesin haritasında ister gezegensel ve aksal bağlantılarla vurgulansın ister vurgulanmasın bir şekilde transitlerle hayata geçirilmesi gereken bazı erdemleri anlatır. Ay tutulması haritasındaki en temiz ve en güzel aidiyetlerimize olan bağlılıklarımız bile bizi yeri gelir fazla dünyevi ve atıl ederler. Oysa bizim ruhumuz buraya bir şeye takılıp kalmak ve onu idame ettirmenin peşinde yozlaşmak için gelmemiştir. Bizim bırakmakla ilgili derslerimizi öğrenmemiz ve ilerlememiz gereklidir buradan çoluğu çocuğu dağlara ağdırıp kocayı da terk etmenizi söylediğim anlaşılmasın, öyle anlaşılmaya da oldukça müsait bir anlatım olduğunun farkındayım 😊. Sadece bunların hepsi olabilir bir gün, ölüm kalım dahi olabilir bunun her an farkında olabilecek kadar ruhani ve buna rağmen hayatımızın sorumluluğunu alarak yaşamaya devam edebilecek kadar da dünyevi olmayı öğrenme zamanı geldi.

Regulus kavuşumlu Güneş ve Ay’ın Uranus’ ten aldığı partil üçgen bu etkilerin elektrikli tuhaf ve sert doğasını da anlatıyor bize böylesine kökten bir dönüşümün Uranüs’ ün doğrudan katılımı olmadan gerçekleşebilmesini zaten bekleyemeyiz. Bizim kontrol edebileceğimiz türden oluşumlar değil, hayatımızın akışını değiştirirken beklenmedik iyilikler ve olmayacak kötü etkilerle karşımıza çıkacaklar. Tutulma Kuzey Düğümle, bu da bize tanımadığımız türden bir değişimi haber veriyor. ASC yöneticisi Mars da orada 5. evde. Hareket kabiliyetimiz oldukça yüksek, 6. evde retro Merkür de bu stelyuma katılıyor Başak Burcundan. Geçmişten yarım kalmış meselelerin de günlük hayatımızın içinde bir çözüme ulaşacağını gösterir bir konumda. Sabit burçların son derecelerinde gezegenleri olanların özellikle daha dikkatli olmaları gerekiyor, tutulma etkisini öncelikli olarak sizler deneyimleyeceksiniz. Güzellikleri deneyimlerken tevazu içinde olmalı, yuvarlanıp düşüp yüz parçaya bölünmekten sakınmalıyız.

Bütün bu sınavların yanında tutulma haritası muhteşem başlangıçları da vadediyor, hayattan daha fazla keyif alma, ruh eşinizle karşılaşma, muradınıza erme kombinasyonları da mevcut hadi hayırlısı bakalım 😊 yine bu kombinasyonda da hayatımızın yönünü değiştirecek kesilme ve yön değiştirme bitme enerjisini de deneyimleyeceğiz. Bu kişiden kişiye farklılık gösterebilecek ağırlıkta deneyimlense de hiçbir bitiş sancısız olmaz hele ki bu sizin çok uzun zamandır var ettiğiniz bir yaşam biçiminin dönüşümünü de içeriyorsa. Ama ne olursa olsun dönüşmemiz gerekiyorsa ve olacaksa bunun kendimiz ve kolektif için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum, umarım bunları yaşarken kendimize de çevremize olduğumuz kadar merhametli ve sevecen olmayı başarabiliriz.

Sevgi ve ışıkla güzel bir tutulmalar Ağustosu olsun…

Ülgen KARARSLAN

ASA, ISAR CAP

Yorum Ekle veya Yorum Oku

Köprüden Önce Son Çıkış

Yıllardır astroloji pratiği  yapıyorum hala astrolojik verilerin insan hayatındaki etkileri üzerine sınanıyorum, tabi ki bunda bizim bilgi olarak yetersizliğimizin ve astroloji bilgisinin genel olarak insan tarafından bilinebilme sınırlarının da etkisi var. Hala hayretler içinde  kalarak olayların gökyüzü  ile örtüşmelerini izlediğim ve hayranlıkla ne kadar ufacık olduğumuzu idrak ettiğim zamanlarda şükrediyorum . Bunları niye mi anlattım, geçen  hafta gerçekleşen Yengeç Yeniayı’nın etkilerinden başlayarak 9 Temmuz’ daki Oğlak Dolunayına kadar olan sürecin değerlendirmesini  yapacağım ilginç olduğunu düşündüğüm ritimsel tespitlerim olacak. Umarım keyifle okursunuz.

Astrolojik görünümler kısa dönemli  ve tek atışlık görünümler olarak ortaya çıkmıyorlar çoğunlukla , böyle olmasını beklemek zaten evrenin yasalarıyla uyumlu değil, yaradılış öykülerinde bile evrenin 6 günde  yaratıldığından bahsedilir pek çok kutsal metinde. Yani bir astrolojik gösterge ardıllarıyla birlikte astroloji bilsek de bilmesek de bir süreci  işgal ederek enerjisini hayata aktarır ve bizde o enerjiyi deneyimleyerek tanırız (çözüm buluruz ya da bulamayız bu başka bir konu). Ayrıca bu enerjilerin bir yerinden kesmek ve o bölümü  tek başına ele almak da pek mümkün  değildir akış içinde fakat bizim algılama kapasitemiz maalesef o kadar da gelişmiş  değil.

 

 Bu yeniaydan itibaren ele alacak olursak;

Haritada yeniayın Ankara ‘ya göre  1. ev girişinde  gerçekleştiğini görüyoruz Güneş Ay kavuşumunun Yengeç Burcunda ve Merkür ve Şans Noktasıyla da kavuşumu var. ilk bakışta duygusal olarak kendimizi ifade bulamamış, kendini savunmaktan aciz ve eziklenmiş hissedebileceğimizi görüyoruz .  Belki de gerçekten  öyle olmuştur fakat böyle zannediyor olma olasılığımız da aklımızın bir köşesinde  durmalı malum Yengeç’in mantık abidesi olduğu hiçbir yerde yazmaz. Ek olarak bu görünüm 1. evde olunca kendimizi ortaya ne kadar koyarsak koyalım hala tatmin olmayıp gaza gelebilecek olduğumuzu da hesaba katmalıyız. Merkür de Marsa doğru koşar adım ilerliyorken bunun her türlü  agresyon ajitasyon ve biz ne yaptığımızı bile anlamadan başımızı belaya sokabilecek potansiyeli getirdiğini  söyleyebiliriz, ve başımızı belaya soktuktan sonra da onu kendimizce akılcı hale getirebiliriz, kendimizi haklı görebiliriz. Sakin olunması gereken 10 kere düşünüp bir kere hareket edilmesi gereken bir dönem zira Terazi deki Jupiter-Zeus Yengeç te pek de açık savaşmayı sevmeyen Mars a bir kare atıyor ve onun pasif agresyonunu gizlenemez hale getiriyor bombayı patlatan taraf siz olmayın sakın. Bütün 

bu karmaşa ve problemler komşularımız, yakın genç  akrabalarımız, kuzenlerimiz ve kardeşlerimizle yaşanacak üstelik. Uranus-Kuzey Ay Düğümü – ve Saturn Cupido  arasındaki ateş  üçgeni bizlere bazı  gurup ilişkilerinin, kurduğumuz emek verdiğimiz birlikteliklerin ani bir sonlanma riski içinde olduğunu  gösteriyor.

Birkaç  gün  sonra 27 Haziran da gökyüzünde Mars Merkür le kavuşurken Neptün’den de güzel bir üçgen  açı alıyorken, Ay Kuzey Düğümle birleşip biraz önce  bahsettiğim ateş üçgenini aktive ederken ve Güneş Hades le kavuşurken, arıtıma vesile olacak şekilde  kontrolsüz ve doğru düzgün hesaplanmamış şekilde harekete geçebiliriz, bu kez Jupiter Merkür e partil üçgen  yapıyor ve hala Mars Merkür’le kavuşum halinde, ortalığı karıştıracak ve sonuçta çok yıkıcı olabilecek iyi düşünülmemiş , anlaşılmamış kararlar alınıp onlara inanç  kisvesi bile yükleyebiliriz, yüce bir amaç varmışçasına ortada. Oysa olay sadece bulanık bir zihin, ihmal ve kayıtsızlık ile dürtüselce yapılmış davranışlardan ibaret olabilir. 29 haziran a gelindiğinde Merkür Mars çiftimiz  hala birlikte hareket ederken ve Jüpiter’den ölçüsüzce destek alırken, bu kez Pluto’nun karşısına doğru ilerliyorlar. Burada karşınızdakini tahakküm  altına almak, dediğinizi üstün kılmak, olayları manipüle etmek konusunda  şuursuzca bir istek duyabilirsiniz ve inanılmaz derecede yetenekli de olabilirsiniz, oldukça yıkıcı olarak çalışabilecek bir görünüm , çok dikkatli olunması gereken ve kendimizin farkında olmamız gereken bir süreç . 1 Temmuz’a gelindiğinde Ay Jüpiter'le kavuşacak  ve ortamı daha sevecen ve yüksek bir enerji kaplayacak, eğer isterseniz durumları toparlama fırsatı 1 Temmuz günü  öğle  saatlerine doğru elinizde olacak. Eğer  isterseniz diyorum çünkü Pluto hala Merkür ve Mars’la karşıt çalışıyor ve hala o ağır baskın ve dönüştürücü enerji, hareket ve düşünme  yeteneğimize hakim. Eğer  olayları dönüştürmek istiyorsak kişiliğimizi doğrudan ve kararlılıkla ortaya koymamız ve bu yapıcı enerjinin diğerlerinin önüne geçmesine  izin vermemiz gerekiyor, gördüğümüz  gibi aslında hala bir şeyleri  değiştirmek elimizde ve tercihlerimizi ortaya koyabiliriz. 4 Temmuz günü  Ay-Güneş ve Neptün su üçgeni yapacak fakat Neptün retro konumda kendimizi kandırmamayı başarabilirsek  barışı tesis etme sansımızın olduğu başka bir gün . Mars Pluto karşıtlığı da devam ettiği için manipülasyon  yapmamaya gayret etmemiz ve kendimizi kandırmaktan uzak durmamız gerekiyor, zira bu görünümü  yaptıklarımızdan ötürü duyduğumuz vicdan azabını yenmek kendimizi affetmek pışpışlamak için de karşımızdaki kırdığımız kişiyi onarmak için de kullanabiliriz bu noktada da tercih sizin. 

6 Temmuz’a geldiğimizde  Merkür Vulcanus’la birleşip zihnimize, düşünme yetimize ve iletişim becerimize güç  katacak, zorluklarla gelen kabul ve kendini ispatlama getirir dürüstçe mücadele edildiği takdirde. Pluto ve Mars’tan yani manipülasyon , dürtüsellik, savunmacılık ve saldırganlıktan uzak düşünme . Ertesi gün  Merkür Aslan Burcu’na geçiyor ve yine benim dediğim dedik, benim fikrim seninkinden üstün olsun, ben daha iyisini zaten bilirim inancını getirecektir, Venüs’ de İkizler Burcu’na geçip altmışlık açı yapıyor Merkür’ e bir miktar tatlı dil, güzel  sözler, uzlaşmacı bir üslup da getiriyor. Bu arada Ay Satürn'le kavuşup biraz yavaşlayacağı ve Satürn'ün baskısını hissedeceği için atarlı bir halimiz olmayabilir, bu da bize destek olacak bir görünüm  oluyor böylece, Satürn’ün içinde bulunduğu bir konfigürasyonun bir olayda nasıl işe yarayabileceğini  burada görüyoruz, bu arada en sevdiğim diyebilirim Satürn için. Jüpiter de Güneş’le kare çalışıyor bu da bizim kimlik ve benlik hissimizi destekleyecektir. Admetos’tan aldığı karşıt bize bir şans  daha, bu kez güçlü  bir şans  daha veriyor çünkü uçurtma  kalıbının içinde Kiron Merkür de var, eğer bu açılanmayı adil olup değerlendirebilirsek, dilimizi başkalarını sonra da kendimizi yaralamak yerine doğru düşünerek şifa için kullanırsak, egomuzu baskı altında tutmayı becerebilirsek, ilişiklerimizi kurtarma şansımız olan gün  7 Temmuz. 

9 Temmuz günü  geldiğinde Dolunay fazını gözlemliyoruz Oğlak Burcunda ve 15 günlük bir süreçte  yaşananlar, kayıplar, kazançlar ve sonuçlar açısından bir sona geleceğiz.

Haritasına bakıldığında

Satürn’ün Dolunay ın yöneticisi olduğunu, Güneş  ve Ay’ın  6-12 ekseninde yer aldığını, Güneş  in Mars ile kavuşum halinde olduğundan hala marsiyen doğada olduğunu (hatırlarsanız yeniay döneminde de 1. eve yerleşerek güçlü , dürtüsel ve görünmeye  hevesli bir doğada idi) Yengeç Burcu’n da hala duygusal ve dolaylı fakat kırılmaya müsait ve 12. evin de gereği, görünmeyen fark edilmeyen etkileri sonradan anlaşılabilecek bir karakterde. Ay 6. evde Pluto ile kavuşuyor, yine rahat bir pozisyon değil, güçsüz durumda, Mars’tan da karşıt alıyor doğal olarak hissedilen baskı artacak ve kontrol hissi zayıflayacak. Bu sert etkilerin bir günde oluşmadığını adım adım geldiğini gördük  yazının diğer bölümünde, ben iyimser bir insanım ve motive edici yazılar yazmaktan yana bir astroloji yorumcusuyum, fakat hiçbir etki bizim doğrudan kurbanı olacağımız şekilde  gelişmiyor gördüğümüz gibi, aklımızı ve vicdanımızı kullanıp, adaletli ve dirençli olup samimi şekilde çaba  sarf ederek zarardan dönebileceğimiz pek çok fırsat da önümüze  aynı dönemde çıktı. Hala Merkür ün yükselen ile kavuştuğunu, Venüs’ten altmışlık açı aldığı için de uzlaştırma ve denge yaratma enerjisine sahip olduğunu  ve bu yüzden hala önemli bir rolde olduğunu hala aklimizi kullanırsak bu zarardan kendimizi koruyabileceğimizi fakat simdi çok daha zor olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü  Güneş Mars’la, Ay Pluto'yla, URANYEN göstergelere bakılırsa Zeus da işin içine girdiği için patlayıcı kontrol edilmesi çok  zor ve bizim içinde yer almaktan kaçınamayacağımız fakat etkili olmamızın da çok zor olduğu bir dolunay enerjisi hakim. Satürn'ün  Poseido’nla aksta yer alması olacak olan yıkımın  ve yeniden yapılanma sürecinin  de bizim bir süre hayrını anlayamayacağımız fakat genel planda hayırlara vesile olacak türden olacağını söyleyebiliriz.

Yukarıda vermeye çalıştığım örnekte yeniay haritasının bileşenlerine göre bir senaryo yazdım, yakınlarımızla yaşayacağımız bu sorun sizin harita bileşenlerinizle yorumladığınızda eşinizle, patronunuzla, çalışanlarınızla ya da hizmet verdiklerinizle, çocuklarınızla, sevgilinizle ya da ebeveynlerinizle olabilir bunun çok  da bir önemi  yok, önemli olan çok  sert gelen çaresizce kısıldığımızı düşündüğümüz  bir kapanın aslında hiç de haksızca ve sinsice olmadığını görmemizdir. Bir sert açı varsa yanında size çıkış sağlayacak başka destekleyici ve çözümler sunucu kapılar da vardır ve bu noktada bireysel tercihlerimiz ve çözüm isterken ortaya koyduğumuz samimiyetimiz fark yaratıyor.

Çok güzel bir Temmuz ayı olsun malum Terazi Burcu’nda Jüpiter Ay kavuşumu ile girdik bu aya, yaşayacağımız sorunların üstesinden ustalıkla gelebileceğimiz, hatta başkalarına da yardım eli uzatabileceğimiz güzel bir ay olsun… 

Sevgiyle Kalın

Ülgen Karaarslan

Yorum Ekle veya Yorum Oku

 

Bumerang - Yazarkafe